Pazartesiyi tamamen matematiğe ayırdın. Gün sonunda bir konuda ilerledin ama Türkçe ve biyoloji yine ertelendi. Ertesi gün bütün derslere yer vermeye çalıştın; bu kez de bir kitabı kapatıp diğerini açarken hiçbir işi tamamlayamamış gibi hissettin.
YKS hazırlığında günlük programın zor taraflarından biri bu dengeyi kurmaktır. Tek derste uzun süre kalmak mı, gün içinde farklı derslere geçmek mi daha kullanışlı?
Her gün aynı sayıda ders çalışmak zorunda değilsin. Kararı o günkü zamanına, yapacağın işin kapsamına ve haftanın geri kalanına bakarak verebilirsin. Önce “Kaç ders çalışacağım?” yerine “Bugün hangi işleri tamamlayacağım?” sorusuyla başlamak, programı daha somut hâle getirir.
Bir günde yalnızca tek ders çalışmak yanlış mı?
Tek derse ağırlık verdiğin günler olabilir. Yeni öğrendiğin bir konunun açıklamasını incelemek, örneklerini çözmek ve ardından uygulama yapmak için kesintisiz bir çalışma aralığına ihtiyaç duyabilirsin.
Örneğin matematikte anlamadığın bir alt konuyu tamamlamak istiyorsan, o günün büyük bölümünü buna ayırman makul olabilir. Ancak “Bugün matematik günü” demek tek başına yeterince açık bir hedef değildir.
Hangi noktaya kadar ilerleyeceğini belirle: Konunun temel örneklerini anlayacak mısın, belirli testleri mi çözeceksin, yoksa yapamadığın soruları mı inceleyeceksin?
Tek ders çalışmanın sorun oluşturduğu yer, diğer derslerin sürekli belirsiz bir tarihe ertelenmesidir. Bir güne bakarak değil, haftanın tamamını inceleyerek karar ver.
Aynı gün birkaç farklı ders çalışmak daha mı iyi?
Birden fazla derse yer vermek, farklı alanlardaki çalışmalarını haftaya dağıtmana yardımcı olabilir. Ancak bunun işe yaraması için her derse anlamlı bir görev ayırman gerekir.
Bir kitaptan birkaç sayfa okuyup diğerine geçmek, ardından üçüncü dersten rastgele sorular çözmek sana hareketli bir gün yaşatabilir. Yine de günün sonunda hangi eksiğini tamamladığın belirsiz kalabilir.
Ders sayısını artırmadan önce her bölümün amacını yaz. Örneğin matematikte bir testin yanlışlarını incelemek, biyolojide belirli bir kavramı çalışmak ve Türkçede kısa bir soru grubu çözmek birbirinden açıkça ayrılmış görevlerdir.
Günlük planın uzun görünmesi değil, uygulanabilir olması önemlidir.
YKS için günde kaç farklı ders çalışılmalı?
Herkese uygun sabit bir ders sayısı yok. Okuldan sonra kısa bir aralığı kalan öğrenciyle gününü daha serbest planlayabilen öğrencinin programı aynı olmayabilir.
İki saatlik bir akşama beş farklı ders yazarsan her birine hazırlık yapmak ve nerede kaldığını hatırlamak bile zaman alabilir. Böyle bir günde bir ana görev ve daha kısa bir ikinci çalışma seçebilirsin.
Daha geniş bir zamanın varsa birkaç derse yer verebilirsin. Fakat bunu bütün boşlukları doldurmak için yapma. Yemek, dinlenme ve beklenenden uzun süren sorular için de zaman bırak.
Ders sayısını önce belirleyip işleri ona sıkıştırmak yerine, görevlerin yaklaşık kapsamını görüp gününü buna göre düzenle.
Bir konu bitmeden başka derse geçilir mi?
Evet, bir konunun tamamını tek oturumda bitirmek zorunda değilsin. Özellikle kapsamlı konuları kendi içinde anlamlı parçalara bölmek daha uygulanabilir olabilir.
Burada önemli olan, çalışmayı nerede bıraktığını bilmek. Bir örneğin tam ortasında bırakıp birkaç gün sonra dönmekle, belirlediğin alt başlığı tamamlayıp sonraki adımı not etmek farklıdır.
Dersi kapatmadan önce üç kısa not yazabilirsin:
-
Bugün neyi tamamladım?
-
Hangi noktada takıldım?
-
Bir sonraki oturumda ilk ne yapacağım?
Örneğin “Konunun ilk iki örneğini anladım, üçüncü örnekteki işlemi soracağım, sonra ilgili teste başlayacağım” yazman yeterlidir. Böylece geri döndüğünde bütün çalışmayı baştan kurman gerekmez.
Ders değiştirmenin zamanı geldiğini nasıl anlarım?
Her zorlandığında başka kitaba geçmek, uğraşman gereken sorulardan kaçmana dönüşebilir. Öte yandan verimin düştüğünü fark ettiğin hâlde aynı sayfaya uzun süre bakmak da ilerleme sağlamayabilir.
Önce neden durduğunu anlamaya çalış. Bilmediğin bir kavram mı var? Sorunun ilk adımını mı bulamıyorsun? Yoksa bir süredir okuduğunu takip etmekte mi zorlanıyorsun?
Konu eksiğin varsa ilgili açıklamaya dönmek veya soruyu yardım almak üzere işaretlemek gerekebilir. Kısa bir araya ihtiyaç duyuyorsan önce ara verip aynı göreve geri dönmeyi deneyebilirsin.
Ders değişikliğini yalnızca sıkıldığın anda verilen bir karar olmaktan çıkar. Mümkünse oturumun başında belirlediğin görev sınırına göre hareket et.
Zorlandığım iki dersi peş peşe çalışmalı mıyım?
Bu, gün içindeki enerjine ve görevlerin niteliğine bağlıdır. Dersin adı tek başına çalışmanın ne kadar zorlayıcı olacağını göstermez.
Matematikte bildiğin soruların yanlışlarını incelemek, yeni bir tarih konusunu öğrenmekten daha rahat gelebilir. Başka bir gün ise durum tersine dönebilir.
Bu nedenle programı yalnızca “sayısal ders” ve “sözel ders” diye ayırmak yerine görev düzeyinde değerlendir. Yeni konu öğrenmek, soru çözmek, tekrar yapmak ve çözüm incelemek farklı çalışma biçimleridir.
Kendini daha dinç hissettiğin zaman dilimine, o gün en fazla düşünme gerektiren görevi yerleştirmeyi deneyebilirsin. Daha kısa tamamlayıcı işleri sonraya bırakabilirsin.
Sevdiğim dersi çalışırken diğerlerini erteliyorsam ne yapmalıyım?
Rahat ilerlediğin bir dersi seçmek kolaydır. Ancak haftanın sonunda aynı dersin testleri tamamlanırken diğer kitaplar açılmıyorsa günlük seçimlerini gözden geçirmen gerekir.
Sürekli ertelediğin ders için küçük ama açık bir başlangıç görevi belirle. “Bugün fizik bitecek” yerine “Bu alt başlığın açıklamasını inceleyip örneklerini çözeceğim” gibi bir hedef seç.
Bu görevi günün sonuna bırakmak yerine daha erken bir çalışma aralığına yerleştirebilirsin. Ardından sevdiğin derse geçersin.
Amaç her derse eşit süre vermek değildir. Önceliklerin ve eksiklerin farklı olabilir. Yalnızca sevmediğin için bir alanın haftalarca program dışında kalmasını önlemeye çalış.
Kısa bir çalışma günü nasıl planlanabilir?
Okul, kurs veya başka sorumluluklar nedeniyle az zamanın varsa programı küçült. Kısa bir güne bütün dersleri sığdırmaya uğraşmak yerine bir ana iş seç.
Örneğin şöyle bir düzen deneyebilirsin:
-
İlk bölümde zorlandığın bir alt konunun açıklamasına ve örneklerine çalış.
-
Ara verdikten sonra o konuyla ilgili soruları çöz.
-
Zaman kalırsa farklı bir dersten önceden belirlediğin kısa tekrar görevini yap.
Burada aynı derste iki çalışma bölümü bulunması sorun değildir. Konu öğrenme ile uygulamayı birbirine bağlamış olursun.
Son bölüm için zaman kalmazsa ana görevi aceleye getirmen gerekmez. Öncelikleri baştan belirlemek, böyle durumlarda karar vermeni kolaylaştırır.
Uzun bir çalışma gününde dersler nasıl dağıtılabilir?
Daha geniş zamanın olduğunda günü birkaç ana göreve bölebilirsin. Örneğin ilk bölümde yeni konu öğrenmek, sonraki bölümde başka bir dersin sorularını çözmek, son bölümde ise önceki çalışmalardaki eksiklere dönmek mümkün.
Ancak günün tamamını dakikası dakikasına doldurmak yerine görevlerin uzayabileceğini hesaba kat. Bir konu düşündüğünden zor çıkarsa bütün programı bozulmuş saymak zorunda kalmazsın.
Ayrıca uzun bir günün ertesi günü aynı yoğunluğu sürdüremeyebilirsin. Programı tek bir günün performansına göre değil, tekrar edebileceğin bir düzene göre kur.
Günlük ders dağılımının işe yaradığını nasıl kontrol ederim?
Bir haftanın sonunda yalnızca kaç saat çalıştığına bakma. Hangi görevleri tamamladığını ve hangilerinin sürekli ertelendiğini incele.
Şu sorular yardımcı olabilir:
-
Bazı derslere hiç sıra gelmedi mi?
-
Çok sık ders değiştirdiğim için işler yarım kaldı mı?
-
Tek derste kalınca diğer çalışmalar aksadı mı?
-
Yeni konu ve uygulama için yeterli alan ayırabildim mi?
-
Bir sonraki çalışmaya nereden başlayacağım belli mi?
Cevaplarına göre küçük bir değişiklik yap. Sürekli yarım kalan görevler varsa günlük ders sayısını azaltabilirsin. Tek bir ders haftayı kaplıyorsa diğerleri için belirli çalışma aralıkları ayırabilirsin.
Yarınki programına ders isimleriyle birlikte tamamlamak istediğin işleri yaz. Günün sonunda açtığın kitapları değil, bitirdiğin görevleri kontrol ettiğinde sana uygun dağılımı daha net görebilirsin.