Kulaklığı takıyorsun, sevdiğin listeyi açıyorsun ve kitabın başına geçiyorsun. Bir süre sonra şarkının sözlerine eşlik ettiğini fark ediyorsun. Önündeki paragrafı ise üçüncü kez okuyorsun.
Başka bir gün müziği kapatıyorsun. Bu kez de evdeki konuşmalar, dışarıdan gelen sesler ve masadaki saatin tıkırtısı dikkatini çekiyor. “Ben müziksiz çalışamıyorum galiba” diye düşünüyorsun.
YKS’ye hazırlanırken müzik dinlenip dinlenmeyeceğini tek bir kuralla belirlemek zor. Hangi işi yaptığın, açtığın ses ve çalışma sırasında neler yaşadığın önemli. Karar verirken yalnızca müzikle daha keyifli vakit geçirip geçirmediğine değil, önündeki işi nasıl tamamladığına da bakmalısın.
Müzikle ders çalışmak verimli mi?
Müzik açıkken masaya oturmayı daha kolay bulabilirsin. Ancak çalışmaya başlamakla başladığın işi dikkatle sürdürmek ayrı konulardır.
Bir sayfayı okuyup ana fikrini açıklayabiliyor musun? Sorunun koşullarını atlıyor musun? Şarkı değiştiğinde elin telefona gidiyor mu? Bunlar, müziğin senin çalışma oturumunda nasıl bir yeri olduğunu anlamana yardımcı olur.
Örneğin müzik eşliğinde bir saat boyunca kitap açık tutmuş olabilirsin. Fakat bu sürede sık sık geri dönüp aynı cümleleri okuyorsan yalnızca masada kaldığın süreye bakarak verimli çalıştığını söylemek güçleşir.
Müziği kullanıp kullanmayacağına, tamamladığın iş ve fark ettiğin hatalar üzerinden karar vermeyi dene.
Ders çalışırken sözlü müzik mi, sözsüz müzik mi dinlenmeli?
Şarkının sözlerine takılıyor, nakaratı bekliyor veya içinden eşlik ediyorsan dikkatinin bir bölümü dersin dışına kayıyor olabilir. Böyle bir durumda sözsüz bir seçenek denemek ya da müziği kapatmak karşılaştırma yapmanı sağlar.
Sözsüz müzik de herkes için uygun olmak zorunda değildir. Melodiyi takip ediyor, bir sonraki parçayı seçiyor veya ses değişimlerinde sorudan kopuyorsan aynı sorun devam edebilir.
“Ders çalışma müziği” adıyla hazırlanmış bir listenin sana mutlaka iyi geleceğini varsayma. Listeyi açtıktan sonra kitap üzerinde ne yaptığını gözlemle. Senin için kullanışlı olan seçenek, sürekli müdahale etmeden çalışmayı sürdürebildiğin seçenek olabilir.
Yabancı dilde şarkı dinlemek daha mı iyi?
Şarkının dilini anlamıyor olman, onu otomatik olarak dikkat dağıtmayan bir arka plan sesine dönüştürmez. Ritme, sese veya bildiğin birkaç kelimeye yine takılabilirsin.
Dil çalışıyorsan şarkıyı dinlemek zaten ayrı bir öğrenme etkinliği olabilir. Ancak matematik çözerken bir yandan şarkı sözlerini anlamaya çalışıyorsan aynı anda iki farklı işle uğraşıyorsun demektir.
Türkçe veya yabancı dil ayrımından önce kendine şunu sor: “Bu parçayı gerçekten arka planda bırakabiliyor muyum, yoksa dinlemeye devam mı ediyorum?”
Cevabın ikinci seçenekse müziği molaya ayırmayı deneyebilirsin.
Paragraf çözerken müzik dinlenir mi?
Paragraf çözerken metindeki düşünceyi, bağlantıları ve soru kökünü takip etmen gerekir. Müziğin bu sırada seni bölüp bölmediğini görmek için özellikle yeniden okuma alışkanlığına bakabilirsin.
Bir paragrafın ortasında nerede kaldığını kaybediyorsan veya seçeneklere geçtiğinde metni hatırlamıyorsan müziği kapatarak benzer bir çalışma yap. Aynı soruları yeniden çözmek yerine benzer uzunluk ve zorlukta farklı sorular seç.
Karşılaştırırken yalnızca kaç dakikada bitirdiğini değil, yanlışlarını ve soruya kaç kez geri döndüğünü de değerlendir. Daha hızlı bitirmek, soruları yeterince dikkatli okumadıysan tek başına olumlu bir sonuç değildir.
Matematik çözerken müzik dinlemek sorun olur mu?
Matematik çalışmasının her bölümü aynı değildir. Bildiğin bir işlem türünü tekrar etmekle ilk kez karşılaştığın bir problemde çözüm yolu aramak farklı çaba gerektirebilir.
Bu yüzden “Matematikte müzik dinlenir” diye bütün çalışmayı kapsayan bir kural koymak yerine yaptığın işe göre karar verebilirsin.
Örneğin alışık olduğun alıştırmalarda müzik seni bölmüyor olabilir. Ancak yeni bir soruda verilenleri zihninde tutmaya çalışırken aynı parçayı takip etmekte zorlanabilirsin. Böyle anlarda müziği durdurmak, alışkanlığından vazgeçmek değil, çalışma koşulunu ihtiyacına göre değiştirmektir.
İşlem hatası yaptığında da hemen tek nedeni müzik olarak görme. Konu eksiği, acele etmek veya soruyu yanlış okumak gibi başka nedenleri incele.
Konu öğrenirken ve tekrar yaparken aynı müzik listesi kullanılmalı mı?
Yeni bir konuyu öğrenirken açıklamaları takip etmen, örnekler arasında bağlantı kurman ve bilmediğin kavramları anlaman gerekir. Bu oturumlarda sessiz çalışmayı başlangıç seçeneği olarak deneyebilirsin.
Bildiğin bir konunun notlarını düzenlerken ise farklı bir çalışma biçimi kullanabilirsin. Ancak notları temiz bir sayfaya geçirmekle bilgiyi hatırlayıp açıklamak aynı iş değildir. Müzikle rahatça not düzenleyebilmen, aynı ortamda yeni bir konuyu da rahat öğreneceğini göstermez.
Önce yapacağın görevi belirle, sonra ses tercihine karar ver. Her oturumda otomatik olarak kulaklığı takmak yerine buna gerçekten ihtiyaç duyup duymadığını kontrol et.
Yağmur sesi veya beyaz gürültüyle ders çalışılır mı?
Yağmur, dalga veya sabit arka plan sesleri müzik yerine denenebilecek seçeneklerdir. Fakat bunları net artıran veya herkeste odaklanma sağlayan yöntemler olarak düşünmemek gerekir.
Bir ses kaydı hoşuna gitse bile içinde ani değişimler, reklamlar veya konuşmalar bulunabilir. Çalışma sırasında sürekli ses ayarı yapmak zorunda kalıyorsan kullanışlı bir düzen kuramamış olabilirsin.
Kısa bir oturumda deneyip önündeki işe dönmeni kolaylaştırıp kolaylaştırmadığına bak. Rahatsız hissediyorsan sırf başkaları öneriyor diye devam etmek zorunda değilsin.
Ev gürültülüyse sesi yükseltmek yerine ne yapılabilir?
Önce gürültünün kaynağına göre çözüm arayabilirsin. Televizyon sesinin kısılmasını istemek, evin daha sakin olduğu saatlere zor çalışmalarını yerleştirmek veya masanın konumunu değiştirmek mümkün olabilir.
Her evde bunların uygulanamayacağını da kabul etmek gerekir. Böyle durumlarda erişebildiğin başka bir çalışma alanını belirli günlerde kullanmak bir seçenek olabilir.
Kulaklık veya müzik kullanıyorsan amaç çevredeki her sesi tamamen bastırmak olmamalı. Sürekli daha yüksek ses açma ihtiyacı duyduğun bir düzeni, çalışma ortamının sorununu çözmüş gibi değerlendirme.
Deneme çözerken de müzik dinlenmeli mi?
Süreli bir denemeyi sınav provası olarak kullanıyorsan müzik açmadan çözmek, çalışma alışkanlığını bu koşula göre görmene yardımcı olur.
Konu çalışırken kullandığın her kolaylığı denemeye taşımak zorunda değilsin. Müziksiz oturumlarda ne zaman dağıldığını, nasıl yeniden soruya döndüğünü ve çalışma temposunu nasıl koruduğunu gözlemleyebilirsin.
Sessiz çalışmakta zorlanıyorsan bütün günü bir anda değiştirmek yerine kısa soru çözüm oturumlarıyla başlayabilirsin. Ardından daha uzun çalışmalarda aynı düzeni denersin.
Müziğin bana iyi gelip gelmediğini nasıl anlayabilirim?
Birkaç benzer çalışma oturumunu karşılaştırabilirsin. Birini sessiz, diğerini seçtiğin arka plan sesiyle yap. Konuları ve soru zorluklarını mümkün olduğunca benzer tut.
Her oturumun ardından şu noktaları kaydet:
-
Planladığım işi tamamladım mı?
-
Kaç kez telefona veya müzik uygulamasına baktım?
-
Aynı cümleyi ya da soruyu tekrar okumam gerekti mi?
-
Yanlışlarım hangi nedenlerden kaynaklandı?
-
Çalıştığım konuyu sonrasında kendi cümlelerimle anlatabildim mi?
Tek bir günün sonucunu kesin hüküm olarak görme. Uykusuzluk, konuya aşinalık veya günün yoğunluğu karşılaştırmayı etkileyebilir. Birkaç oturumda benzer bir durum görüyorsan çalışma düzenini buna göre ayarlayabilirsin.
Bir sonraki derste önce yapacağın işi seç, sonra müziğe karar ver. Parça aramak ve liste hazırlamak çalışmanın önüne geçiyorsa, sevdiğin şarkıları molaya bırakıp ilk soruya sessizce başlamayı dene.